|

Sektör tüm
yenilikleri ile teskon 2001 Sergisine
katıldı.
Dokuz
Eylül Üniversitesi Dans Grubunu’nun gösterisiyle başlayan
Kongre açılışında MMO İzmir Şubesi Başkanı Doğan Albayrak,
Kongre Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Zafer İlken, MMO Başkanı
Mehmet Soğancı, TMMOB Başkanı Kaya GÜVENÇ ve İzmir Yüksek
Teknoloji Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. Semra ÜLKÜ ve İzmir
Valisi Alaaddin Yüksel birer
konuşma yaptılar.
teskon
2001’in açılışında konuşma yapan İzmir Valisi Alaaddin YÜKSEL,
Makina Mühendisleri
Odasına yakışır ciddiyette, disiplinli, başarılı organizasyon
olarak nitelediği teskon 2001’e katılmaktan mutluluk duyduğunu
söyledi. Beş bin yıllık tarihe sahip İzmir’in çok önemli
alternatif enerji kaynağı olan jeotermal enerjinin zengin
potansiyeline dikkat çeken Vali YÜKSEL,
200.000 konutluk ısıtma potansiyeli olan bu kaynağın değerlendirilmesi
için İzmir Valiliği olarak gerekeni yapacaklarını söyledi.
Valilik başkanlığında oluşturulan İzmir Jeotermal Yüksek
Danışma Kurulu’nun jeotermal enerji kaynağının arama aşamasından
ruhsat alımı kadar her aşamasını bilimsel süzgeçten geçirerek
esaslara bağladığı Jeotermal Enerji Yönetmelik Taslağının
bir an önce yasal süreçlerden geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Vali YÜKSEL, yasalaşma sürecinin gecikmesi halinde İzmir Valiliği
olarak Valilik emriyle bu taslağı Resmi Gazetede yayınlatacaklarını
ve yönetmeliği İzmir’de uygulamaya başlayacaklarını
belirtti.
İzmir
Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. Semra ÜLKÜ;
sanayi, oda ve üniversitelerin olması
gereken kaçınılmaz birlikteliğini her platformda çok daha geniş
katılımla disiplinlerarası bir anlayışla süreceğine olan
inancını belirterek başladığı konuşmasında özetle şunları
söyledi;
“Günlük yaşamımızda
konuttan sağlığa, kimya sanayiinden savunma sanayisine çok geniş
bir yelpazede uygulama alanı bulan tesisat sektörünün sorunlarını
tartışmak gelişmesine katkıda bulunmak üzere MMO’nun büyük
çabası ve özverisi ile üniversiteler üretici ve
kullanıcı sanayiciler bu kongre ve sergide bir araya gelme
olanağını buldular.
Tesisat sektörünün en önemli
girdisi olan enerjinin yalnızca toplumların temel
gereksinimlerinin giderilmesinde değil uluslararası politikalara yön
verilmesinde de etkili güç olduğu savı her geçen gün
kuvvetlenmekte hatta savaşlar bu nedenle ortaya çıkmaktadır. Nüfus
tüketim ve sanayileşmedeki hızlı artış paralelinde enerjiye
olan talep hızla artmakta enerji üretim ve tüketimi arasındaki
fark açılmaktadır.
Bu durum ülkeleri enerji
tasarrufuna mevcut kaynakların verimli kullanılmasına enerjinin
geri kullanılmasına ve jeotermal enerji, rüzgar enerjisi gibi
yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımına zorlamaktadır.
Yöremizdeki
potansiyeli ve yenilenebilir bir enerji kaynağı olması
nedeniyle jeotermal enerjinin değerlendirilmesine yönelik
problemlerin tümüyle giderilmesi araştırmaların bu doğrultuda
teşvikinde ülke ekonomisi açısından büyük yararı vardır. Ülke
kalkınmasında hedeflenen düzeye ulaşabilmek ancak bilginin üretilmesi
ve üretilen bilginin ürüne dönüştürülmesiyle mümkün
olacaktır. dedi.
Kongrenin
konuk konuşmacılar bölümünde söz alan TMMOB
Yönetim Kurulu Başkanı Kaya GÜVENÇ
ise özetle şunları söyledi:
“Hizmetlerin Serbest Dolaşımı
adı altında özellikle inşaat mühendisliği alanında gelişmeler,
mühendislik mimarlık alanında yeni düzenlemeler var. Avrupa ülkeleri
kendi ulusal kısıtlarını koyarken Türkiye bunların hiçbirini
koymuyor. Örneğin
Avrupa Birliğine bağlı ülkelerin pek çoğu diyor ki ilgili mühendis
ya da firma o ülkede ikamet etmek zorundadır. Vatandaşlık kısıtı,
İkametgah kısıtı ve denklik
kısıtı getiriyor. türkiye herhangi bir kısıtlama yoktur
diyor. Kendi ülkemizdeki yabancı mimar ve mühendislerle rekabet
edebileceğimiz koşulları yaratmaya çalışıyoruz.
Bütün bu koşullar böyle
olunca ücretler düşünce, iş yapamaz olunca beyin göçü başlıyor.
Ortada bir kaynak transferi var. Yoksul
ülkelerin kamu kaynakları ile
eğitilen insanlar
gelişmiş ülkelere gidiyorlar. Buradan Türkiye’ye hiçbir şey
gelmiyor.
Bir
kriz yaşadık. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en derin krizini yaşadık.
Dünyada belki bir kaç ülkede yaşanan , yüzde 11.8 küçülme
yani işsizlik, yani yoksulluk. Hepimiz bir gecede yoksullaştık,
birilerinin cebine milyonlarca dolar gitti.
TMMOB yıllardır söylüyor. Üretime dönmedikten sonra, ulusal
bilim ve teknoloji politikaları geliştiremediğiniz takdirde bu
alandaki siyasal iradeyi hayata geçiremediğimiz takdirde bu ülke
taşeronlaşmaktan kurtulamaz.
Makina Mühendisleri Odası Başkanı
Mehmet SOĞANCI ise konuşmasında
Oda kurumsal yapısını tanıtarak 2000-2001 yılı içinde Makina
Mühendisleri Odası Şubeleri
yürütücülüğünde gerçekleştirilen 27 etkinlik hakkında
ayrıntılı bilgi verdi.SOĞANCI özetle şunları söyledi:
“IMF yasalarının yaşama geçirildiği
yolsuzluğun üst noktalarda , yoksulluğun dip noktalarda dolaştığı,
ikiz kule teröründen sonra emperyalizmin en büyüğünün dünya
terörüne çıktığı, savaş çığırtkanlıklarının dünyayı
sarmaladığı ve doğal ki insanların gelecek endişelerinin arttığı
ve ne yazık ki işsizliğin
artık bu salonda bulunan çoğumuzun kapısını çaldığı,
krizlerin derinleştiği kısacası
sorunlu ve sancılı bir ülkede özellikle vurgulamak gerekiyor ki
Meslek Odalarına, demokratik kitle örgütlerine her zamankinden
daha çok görevler düşüyor.
Bu yönde yapılan çalışmalardan
en önemlisi üyenin uzmanlaştırılmasına ve mesleki denetimin sağlanmasına
yönelik çalışmalardır.
Bildiğiniz
üzere TMMOB Makina Mühendisleri Odası uzmanlık ve belgelendirme
konusunda yaklaşık 10 yıldır çeşitli platformların oluşmasını
sağlamıştır. Kalite sempozyumlarında, ölçüm bilim
kongrelerinde, makina mühendisliği eğitim sempozyumlarında
uzmanlık alanıyla ilgili yapılan tüm kongrelerde TMMOB Mühendis
Mimar Kurultayları ön çalışmalarında ve doğal olarak oluşumundan
bu yana tesisat kongrelerimizde uzmanlık ve belgelendirmenin
gerekliliği ve şekli detaylı olarak
tartışılmıştır. Örneğin;
15-17
Nisan 1993’de yapılan I. Ulusal Tesisat Mühendisliği
Kongresinde sonuç bildirgesinde “Profesyonel Tesisat Mühendisliği
Kurumlaştırılmalıdır” denilmişti.
10-14
Ekim 1995’de yapılan II. Ulusal Tesisat Mühendisliği Kongresi
sonuç bildirgesinde, “Tesisat Mühendisliği alanında mezuniyet
sonrası ve meslek içi eğitim kurumları oluşturulmalıdır”
denilmişti.
20-23
Kasım 1997 tarihlerinde yapılan III. Ulusal Tesisat Mühendisliği
Kongresi sonuç bildirgesinde “Tesisat alanı ile ilgili meslek
kuruluşları, üniversiteler, dernekler, kamu ve özel sektör
kuruluşları ile işbirliğinin güçlendirilerek yapılan meslek içi
eğitim programlarına süreklilik kazandırmalı ve yaygınlaştırılmalıdır.”
denilmişti.
Yine
aynı Kongrede “Birinci ve ikinci Kongrede ele alınan konular çerçevesinde
“uzman mühendislik” uygulamasına geçiş amacıyla Odamızca sürdürülen
çalışmalar sonucunda hazırlanan “uzmanlık ve Belgelendirme Yönetmeliği”
taslağının geliştirilmesi doğrultusunda ilgili tüm kesimlerin
görüş ve önerileri alınarak gerekli düzenlemeler yapılmalı
ve Oda Genel Kurulu’na taşınmalıdır “ denilmişti.
4-7
Kasım 1999’da yapılan IV. Ulusal Tesisat Mühendisliği Kongresi
sonuç bildirgesinde “Tesisat Mühendisliği üretim ve
hizmetlerinin çağdaş, planlı, sağlıklı, güvenli yapılaşma
olarak toplum yararına gerçekleştirilmesi, ülkemiz kaynaklarının
ekonomik ve verimli kullanılması için “Uzman mühendislik”
uygulamasına geçiş zorunluluğu önemle bir kez daha
vurgulanmıştır. Bu konuda 17 Ağustos’ta Marmara Depremi ardından
başlatılan yasal düzenlemelere yönelik çalışmalar meslek
odalarının, ilgili tüm kuruluşların görüş ve önerileri alınarak
ivedilikle sonuçlandırılmalıdır. “ denildiğini de hepimiz
hatırlıyoruz.
Nisan 2000’de yapılan
Oda Genel Kurulunda alınan karar şu şekilde idi. Makina mühendisliği
genelinde ve öncelikle mekanik tesisat mühendisliği özelinde
“Uzmanlık ve Sertifikalandırma Yönetmeliğinin” en geç
Temmuz 2000 tarihine kadar ilgili kesimlerin görüş ve önerileri
alınarak hazırlanıp, uygulamaya geçilmesi konusunda 38. Dönem
Oda Yönetim Kuruluna görev ve yetki verilmesi önerisi Genel Kurul
onayına sunuldu. Yapılan tartışmalardan sonra oy çokluğu ile
kabul edildi” ve nitekim bugün bu Odanın uzmanlık ve
belgelendirme yönetmeliği ve onların eki olan İş Güvenliği Mühendis
Yetkilendirme Yönetmeliği, Periyodik Kontrol Uygulama Esasları,
Mekanik Tesisat Hizmetleri Uzmanlık ve Belgelendirme Yönetmeliği, Asansör
Mühendis Yetkilendirme Yönetmeliği, İş Makinaları
Operatör Kurs Öğreticisi, Mühendis Yetkilendirme Yönetmeliği,
AİTM Mühendis Yetkilendirme Yönetmeliği yürürlüktedir.
Ve
yine bu çalışmalarımızın sonucunda çeşitli konu başlıklarında
bugün itibariyle on bine yakın üyemiz kendi alanıyla ilgili
uzmanlık veya mühendis yetki belgelerini Odamızdan almışlardır.
Şüphesiz üyelerimizin uzmanlaştırılması ve belgelendirilmesi
çalışmalarımızın en önemli olgusu Odamızın asli ve vazgeçilemez
çalışma alanı olan mesleki denetim çalışmalarımızı daha
etkin, daha kalıcı ve daha sonuç alıcı bir şekle
getirmesidir.”
Kongre
Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Zafer İLKEN
kongre programı ile ilgili ayrıntılı bilgi vererek, özetle şunları
söyledi:
“Bu
çalışmalar sırasında ülkemizde ard arda yaşanan krizler
sonucunda 2000 ve 2001 yılları içerisinde birçok kongre ve
sempozyum organizasyonu ekonomik nedenlerle iptal edilmek ya da
ertelenmek durumunda kalırken, V. Ulusal Tesisat Mühendisliği
Kongresinin hedef bile küçültmeden yaşama geçiriliyor olması
bizler için gurur kaynağı. Kongrenin yaşama geçirilmesin de
sektör firmalarının bu
organizasyona duydukları güvenin, verdikleri desteğin bizler için
en güçlü motivasyon kaynaklarından biri olduğunu da
belirtmek isterim.
Kongremizde
18 oturumda 38 bildiri
sunulacak. Geçen kongrede ilk kez uyguladığımız ve yoğun ilgi
gören kurslara bu yıl Kongre programında daha ağırlıklı yer
verildi. Bu yıl “Proje Yönetimi”, “Yangın Tesisatı”,
“Temel ve Uygulamalı Psikrometri” ve “Kanatlı Borulu Isı Değiştiricileri”
konularında düzenlenen kurslarla meslektaşlarımızın meslek içi
eğitimine katkıda bulunmayı amaçladık.
Ayrıca
bu yıl jeotermal enerji konusunda kapsamlı bir seminer programı
hazırladık.. Bölgemiz ve ülkemiz için önemli bir alternatif
enerji kaynağı olan “Jeotermal Enerji Doğrudan Isıtma
Sistemleri; Temelleri ve Tasarımı”
konusunda yöneticiliğini
Prof. Dr. Macit TOKSOY’un yaptığı bu seminerin kitabı
da hazırlanmış durumda. Sanırım bu alandaki en kapsamlı
yayınlardan biri oldu.
Yine ilk kez düzenlenen bir atölye çalışmasında “Türkiye İklim Verileri”
konusu ilgili kurum temsilcilerinin katılımı ile ele alındı.
Bütün
bu çalışmaların ana amacı tesisat mühendislerinin yeni gelişen
teknolojileri takip etmelerini sağlarken bir yandan da varolan
bilgilerini güncelleyerek bir
meslek içi eğitim programını hayata geçirmektir.”
Makina
Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Doğan ALBAYRAK
ise özetle şunları söyledi:
“Odamız
adına yaptığımız etkinlikler dışında 2000 ve 2001 yılı içerisinde
Bölgemiz için önemli alternatif enerji kaynaklarından olan Rüzgar
Enerji konusunda 5-7 Nisan tarihlerinde Alaçatı’da uluslararası
katılımlı Rüzgar Enerjisi Sempozyumu ve Sergisini gerçekleştirdik,
11 Mayıs 2001 tarihinde Endüstri Mühendislerine yönelik “Endüstri
Mühendisliği Bahar Konferansları”
yoğun bir katılımla gerçekleşti. Sonuçları ilgili tüm
kesimlere ulaştırdık. Bu etkinliklerden elde ettiğimiz önerilerimizi,
görüşlerimizi, oluşturduğumuz verileri paylaşmayı amaçladık.
Ülkemizde
ard arda yaşanan ekonomik krizlere rağmen
böylesi kongre ve sergilerin sürekli gerçekleştirilebilmesi,
İzmir'in sosyal, kültürel, ekonomik yaşamına katkıda
bulunabilecek İş, Sosyal Kültürel Etkinlikler ve Kongre Merkezi
yapımını sürdürme yönünde çok büyük bir çaba içerisindeyiz.
Tüm
bu çalışmalardan elde ettiğimiz onbinlerce sayfaya ulaşan bilgi
birikimini, ülkemizin aydınlık geleceğine
ilişkin sanayileşme ve demokratikleşme yolunda kilometre
taşlarına dönüştürmeye çalışıyoruz. Bu dönem çalışmaları
içerisinde bölgemizde önemli bir
potansiyele sahip Jeotermal enerji kaynaklarının kullanımına
ilişkin Şubemizin de
içinde yeraldığı İzmir
Jeotermal Yüksek Danışma Kurulunca Şubemiz sekreteryalığında
çalışmaları tamamlanan Jeotermal Enerji Yönetmeliğidir. Bu yönetmeliğin
jeotermal enerji alanında bilimsel,
teknik, idari olarak kamu yararına
yönelik önemli
bir çalışma olduğu inancındayız. Taslağın İzmirden başlanarak
diğer illerimize yaygınlaştırılması ve ivedilikle yasal düzenlemeye
dönüştürülmesini arzulamaktayız.
|