teskon
2003'DE SUNULAN BİLDİRİLER VE ÖZETLERİ VE TAM METİNLERİ (pdf
formatında) |
|
|
Fikri
AKYURT |
|
Değişken debili ısıtma/soğutma
sistemlerinin hidroliği günümüzde gittikçe daha da fazla önem
kazanmaktadır. Hidrolik dengesi olmayan sistemlerin, problemli çalıştığı
ve ekonomik olmadığı yapılan çalışmalarda ortaya çıkarılmıştır.
Boru şebekelerinin hidrolik dengelenmesi iki ana nedenden dolayı
gereklidir:
1. Değişken işletim şartlarında boru şebekesinde yeterli su
miktarı dağıtımının güvence altına alınması gerekmektedir.
2. Seslerin mümkün olduğu kadar düşük olması istenmektedir.
Boru şebekesinin doğru boyutlandırılması ve ön ayarlı
termostatik vanalarının doğru seçilmesi, kolon balans vanalarının,
debi kontrol vanalarının, basınç farkı kontrol vanalarının ve
frekans kontrollü bir sirkülasyon pompasının maksada uygun
kullanılması ile sistemde ekonomik bir su dağıtımı güvence
altına alınabilir. Böylece tüm tüketicilerde her zaman gerekli
enerjinin kullanıma hazır olacağı garanti edilebilir.
Bir sistemde doğru boyutlandırma ve hidrolik dengeleme yok ise;
yüksek enerji harcamasının yanında, şartlara göre, aşağıdaki
eksiklikler de ortaya çıkabilir:
Bazı odalar istenilen oda sıcaklığına nadiren ulaşıyor veya
odalar yeteri kadar soğutulamıyor, sistem parçaları ancak
gecikmeli olarak yeterince ısıtılır, kısmi yük işletiminde değişken
oda sıcaklıkları, termostatik vanalarda ses problemleri.
Fizik kurallarına göre, su kendine direnci düşük akış yollarını
arar. Bunun sonucunda akış yönünden avantajlı sistem parçalarında
yüksek bir hacimsel debi, akış yönünden avantajlı olmayan tali
sistem parçalarında düşük bir beslenme ortaya çıkar. Hidrolik
konumu iyi olmayan tüketiciler, ancak, hidrolik konumu iyi olan
sistem parçalarında bulunan termostatların (orada oda sıcaklıklarına
ulaşıldığı için) hacimsel debiyi kısması ile yeterli ısıtma
enerjisi ile beslenebilirler.
Bunu düzeltmek için örneğin, tüm odalarda istenilen oda sıcaklığına
zamanında ulaşılabilmek için, sistem düşüm işletiminden
sonra daha erken işletmeye alınmalıdır, veya, sistemdeki
hacimsel debi yükseltilmelidir. Bu durumda dirençler aşırı
yükselir, artan dirençler ancak büyük bir sirkülasyon pompası
ile aşılabilir. Bu da gereksiz ilave enerji harcamasına neden
olur.
Sistemin düşük maliyetle ve enerjiden tasarruf ederek çalışabilmesi
doğru bir hidrolik dengeleme ile mümkündür. Böylece sistem
asgari su miktarı ile yeterli derecede beslenebilir. Yeknesak ısıtma/
soğutma ve vanaların ve kontrol organlarının sessiz çalışması
ile ortam konforu sağlanmış olur.
Örnek armatür kombinasyonu ayarlanabilir termostatik vanalardan,
ademi merkezi yerleştirilmiş basınç farkı ayar vanalarından ve
frekans kontrollü sirkülasyon pompasından oluşur.
|
|
|
|
Kazım
BECEREN - Levent KAVURMACIOĞLU |
|
Eğitimsiz kişilerin kullanımı
için tasarlanmış olan sabit-boru hortum sisteminin bir elemanı
olan EN 671-1'e uygun yangın dolapları ile yangına başlangıç aşamasında
yapılan müdahalede başarılı olunabilmesi için gerekli olan
dizayn debi değerinin sağlanması ve diğer taraftan da eğitimsiz
kullanıcıları zorlamayacak veya yaralanmalara sebep olmayacak
dizayn basınç değerlerine dikkat edilmesi gerekmektedir. Sabit
boru-hortum sistemi dizaynı yapılırken çoğunlukla hortumun
sabit boru tesisatına bağlantı noktaları göz önüne alınmakta,
akış esnasın-da hortum içerisinde meydana gelecek basınç kayıpları
dikkate alınmamaktadır. Bu çalışmada, dolaptaki hortum
içerisinde meydana gelen basınç kayıplarının sistem dizayn
debi ve basınç değerleri üzerine etkisi incelenmiştir. Bu
amaçla çeşitli yöntemler kullanılarak hesapla bulunan değerler,
bu amaç için kurulan deney tesisatı kullanılarak elde edilen
deneysel sonuçlarla karşılaştırılmış ve eğitimsiz kişilerin
kullanımına yönelik tasarlanan sabit-boru hortum sistemi dizaynı
ile ilgili görüşler belirtilmiştir.
|
|
|
|
Levent
KAVURMACIOĞLU - Haluk KARADOĞAN |
|
Pompalama sistemlerde elektrik
kesilmesi, pompa ve vana manevraları gibi nedenlerle oluşan su darbeleri büyük zararlara yol açabilmektedir.
Tasarım aşamasında bu tehlikenin de göz önüne alınarak
hesap yapılması ve gerekli önlemlerin alınması
önemlidir.
Su darbelerini önlemek amacıyla hava kazanı ve /veya tek
yönlü denge bacası,kontrollü vanalar, tek yönlü
vanalar en çok kullanılan yöntemlerdir.
Pompalama sisteminin
karakteristiklerine göre bunların boyutlarının ve hat
üzerinde yerleştirilecekleri yerlerin doğru olarak
belirlenmesi, görevlerini tam anlamıyla yapabilmeleri açısından
gerekmektedir.
Bu çalışmada, pompalama sistemi tasarımında son yıllarda
rastlanan su darbesi projelendirme hatalarından; Gereksiz
kazan, Aşırı büyük kazan hacmi, Aşırı yük kaybı, Aşırı
emniyet, Yetersiz regülasyon vanası, gibi bazıları tartışılmaya
çalışılmıştır.
|
|
|
|
Mustafa
ÖZDEMİR - İ.Cem PARMAKSIZOĞLU |
|
Dünya çapında rekabetin ön
plana çıktığı bu günkü şartlarda,
en gelişmiş ürünü,
en kısa sürede, en ucuza üretmek veya ilk yatırım
ve işletme maliyetlerinden toplam maliyeti en düşük olanı
seçmek esastır. Bir mühendisin tasarım için göz önüne
alması gereken en önemli hususlardan biri ekonomik
analizdir. Ülkemizin enerji
kaynaklarının kısıtlı olması, yaşanan yüksek enflasyon
ve değişken banka faizleri ekonomik analizin önemini artırmaktadır.
Mekanik tesisatta yalıtım kalınlığı, alternatif bir
enerji kaynağının seçimi, bir ısı geri kazanımı
uygulaması, bir ısı değiştiricinin boyutlarının
belirlenmesi, hatta bir boru çapı seçimi, kısaca tüm mühendislik
tasarımları bir ekonomik analiz sonucu yapılmalıdır.
Ekonomik analiz verilerinin sürekli değişmesi bu seçimleri
basit eşitlik ve tablolar yardımı ile yapılmasına imkan
vermemektedir. Her
tesisat uygulaması için doğru yöntemin bulunması ve
kullanılması esastır.
Sonuç olarak her seçim için özgün bir ekonomik
analiz yapmak gerekmektedir.
Bu çalışmada, ekonomik
analizin tanımlarından başlayarak, maliyetlerin bulunmasına
yönelik veriler, ekonomik analiz yöntemleri, mekanik tesisat
uygulama örnekleri ile açıklanarak verilmiştir.
|
|
|
|
Rüknettin
KÜÇÜKÇALI |
|
Klima
sistemlerinde en pahalı enerji biçimi olan elektrik enerjisi
kullanılmaktadır. Bu enerjiden konfordan fedakarlık etmeden
gerçekleştirilebilecek tasarruf, işletme maliyetlerinde önemli
karlılıklar sağlayacaktır. Bu çerçevede alınabilecek
pek çok önlem bulunmaktadır. Minimum maliyet ile maksimum
faydanın sağlanması esas alınarak, önlemleri
derecelendirmek mümkündür. Bu bildiride klima sistemlerinde
karlılık potansiyeli yüksek olan bazı konular ele alınarak
incelenmeye çalışılmıştır.
1.
Isı kazancı, yapıda alınabilecek pasif
önlemlerle azaltılarak klima yükü düşürülebilir.
2.
Yaz iç sıcaklık değerinin 1 °C daha yüksek seçilmesi,
enerji tüketiminde %5 mertebelerinde tasarrufa imkan
verebilmektedir.
3.
Klima sistemlerinde en fazla enerji tüketen elemanlardan biri
fanlardır. Klima sisteminde farklı noktalarda farklı amaçlarla
fanlar kullanılmaktadır. Bu fanlar tek tek ele alınarak;
sabit debili veya değişken debili olmalarının, sistem
tasarımlarının ve işletme biçimlerinin işletme
maliyetine etkileri ortaya konulmuştur.
4.
Klima sisteminde farklı noktalarda farklı amaçlarla
pompalar kullanılmaktadır. Klima tesisatındaki pompaların,
sistem tasarımlarının ve işletme biçimlerinin işletme
maliyetine etkileri ortaya konulmuştur.
5.
Otellerde olduğu gibi yüklerin çok değişken olduğu çok
zonlu uygulamalarda merkezi sistemlerle bireysel sistemlerin işletme
maliyetleri bir örnek üzerinde hesaplanarak karşılaştırılmıştır.
Ayrıca
son bölümde uygulamadan gelen pratik önerilere yer verilmiştir.
Klima sistemlerinde enerji ekonomisini ilgilendiren değişik
öneriler maddeler halinde sıralanmıştır.
|
|
|
|
Bahar
BAYBOZ - Enver YALÇIN
- Sabri SAVAŞ |
|
Besin
ürünlerinin soğuk depolarda soğuk veya donmuş muhafazasında
tazeliğinin korunması ve ağırlık kaybına uğramaması ve sonuç
olarak taze durumlarındaki kalitenin korunması esas olmalıdır.
Ancak bu konuda bugün için soğuk depoculukta tesis maliyetinde
indirim esas alınarak veya doğru kabul edilerek alışılagelen
projelendirme, inşaat, makine ve tesisat yöntemleri yeterli
olmamaktadır.
Oysa
soğuk depoculukta bugün için uygulanmayan doğrular uygulanabilse
besin ürünlerinin soğuk veya donmuş muhafazasında tazelik yönünden
kalite korunmuş olacak ve ağırlık kaybı sıfırlanabilecektir.
Bu
bildiride, soğuk depoculukta besin ürünlerinin soğuk veya donmuş
muhafazasında ağırlık ve kalite kaybı olmamasına esas
projelendirme, ısı ve nem yalıtımı ile makine tesis ve teçhizatı
yönünden gerekli mühendislik bilgileri açıklanmaya çalışılacaktır.
|
|
|
|
Enver YALÇIN - Bahar BAYBOZ
- Sabri SAVAŞ |
|
Bitki
çimlendirme veya fidan yetiştirme ülkemizde öteden beri açık
arazide ve ekilebilir toprak üzerinde, son zamanlarda sınırlı da
olsa seralarda yapıla gelmektedir.
Ancak
başta İsrail, Hollanda ve Belçika gibi kültür tarımı ile bağ
ve bahçecilikte gelişmiş ülkeler fidan yetiştirmeyi bitki çimlendirme
soğuk odalarında ele alma ve uygulama aşamasına gelmişlerdir.
Kültür
tarımı ile bağ ve bahçecilikte verim ve hasılat artırımı, öncelikle
kaliteli ve yeterli tohum üretimi ile, bitki çimlendirme ve yetiştirilmesine
bağlıdır. Bu nedenle, bitki çimlendirme ve fidan yetiştirme
teknik ve teknolojilerinden yeterli ve azami ölçüde faydalanma
zamanı gelmiştir.
|
|
|
|
Ömer ÜÇÜNCÜ |
|
Soğuk
hava deposunda amaç mümkün olduğu kadar değişmez bir bağıl
nemi sağlamaktır.
Soğuk
hava deposunda bağıl nemdeki denge durumu; depoya konulacak ürünün
ve ambalajın özellikleri, soğuk hava deposunun doldurulma şekli,evaporatörlerin
yüzey alanları ve yapıları,evaporatör fanlarının yerleştirilme
şekilleri,evaporatör yüzey sıcaklığı ile oda sıcaklığı
arasındaki fark,soğuk hava deposunun izolasyonu,soğuk hava
deposundaki hava dağılım ortamı,hava değişim katsayısı ve soğuk
oda cihazlarının çalışma süresine bağlı olarak değişim gösterir.
Soğuk
hava deposunda istenen bağıl nemi sağlamak için belirli bir
zaman peryodunu beklemek ve birtakım tedbirleri almak
gerekmektedir.
|
|
|
|
Ali TÜRKER |
|
Isı
yalıtımı; en genel olarak, enerji kazanımı amacıyla, sıcaklık
farklarından dolayı oluşabilecek ısı kayıp ve kazançlarını
azaltmak için alınması gereken bir önlemdir. Isı yalıtımı
yapılırken, yalıtılacak olan tesisatın ve kullanılacak olan ısı
yalıtım malzemesinin özelliklerinin bilinmesi, doğru yalıtım
malzemelerinin seçilmesi gereklidir.
|
|
|
|
Muhsin DOĞAN |
|
Evsel
ve endüstriyel atık sular ve yağmur sularının drenajlarında
kullanılan borulardan, fiziki gövde direnci darbe dayanımı, ısıl
farklara dayanım, yangına
karşı dirençlilik, geri dönüşüm ve çevre değerleri, asit ve
baz nitelikli atıklara dayanım yanında beklenilen en önemli özelliklerden
birisi ses yalıtımıdır. Bu çalışmada, meskenlerde ve diğer
binalardaki atık su sistemle-rinde kullanılan plastik esaslı
borularda aranan ses düzeyleri tek komponentli ve yeni geliştirilen
3 katlı borularda geldiği son nokta irdelenmiş ve bu iki tip boru
arasında farklar deneysel verilere dayanarak açıklanmıştır.
Mineral dolgulu plastik borular ile yeni geliştirilen 3 katlı ve
ses izolasyonlu mineral dolgulu borular; faydaları açısından,
maliyeti açısından
ve tesisat sistemine katacağı diğer yenilikler açısından karşılaştırılmıştır.
Sonuçlara göre tek kompenetli borularda ses düzeyi 25 dB'e düşürülebilirken
üç katlı borularda ses düzeyi 12 dB olmaktadır.
|
|
|
|
A. Müjdat ŞAHAN |
|
Bildiride,
havadan havaya ısı geri kazanım (özellikle plakalı ve çapraz
akımlı tiplerin) eşanjörlerinin değişik kullanım şekilleri
ve amaçları, yerleşim pozisyonları, tekli veya çoklu kullanımlara
göre hava akış yönleri, kullanımları sırasında ortaya çıkan
sorunlar ve çözümleri incelenmektedir. Bu tip ısı değiştiricilerinin,
ısı geri kazanım fonksiyonları yanında, üstlenebilecekleri diğer
fonksiyonlar da bildiri kapsamı içine alınmıştır.
|
|
|
|
Cüneyt ÖZYAMAN |
|
Bu
çalışmada;ısıtılan yüzme havuzlarında,sıcak su kaynağı,ısı
değiştirgeci ve tesisatlarının seçim ve tasarımda kullanılacak
ısıtma yükü hesapları için gerekli kaynak araştırması yapılmıştır.
Hesap sonuçları havuzun kullanım ve çevre şartlarına göre büyük
farklılıklar göstermektedir. İlk ısıtma için gerekli ısı
hesabı ise ayrıca yapılmaktadır.Kullanıcının tercih ve
istekleri sonuçları etkilemektedir. Çalışmanın sonundaki örnek
hesap ile farklılıklar irdelenecektir.
|
|
|
|
H. Metin KENTER |
|
Medikal
malzeme ve ekipman imalatında, ilaç üretimi ve ilaç yan
sanayinde ürünü mikroorganizmalardan ve partiküllerden korumak
ve insan sağlığını temel alan riskleri en az seviyeye
indirebilmek için belirli şartların yerine getirilmesi
gereklidir. Bu şartlar ürünün iyi tanınmasına, üretim alanının
yapılandırılması ve iklimlendirilmesine, bu alanlarda çalışacak
olan personelin eğitimi ve disiplinine bağlıdır. Bu tip üretim
alanlarının bir temiz oda mühendisi gözü ile bakıldığı
zaman planlama aşamasında direkt ve çapraz kontaminasyon
tehlikesinin en düşük seviyeye indirilmesi, mikroorganizma ve toz
birikiminin önlenmesi ve tüm sistemin dezenfeksiyon ve bakımının
kolay bir şekilde yapılmasının sağlanması gereklidir. Bunun
yanında kalitenin aynı düzeyde kalması ve olası hataların
nereden kaynaklandığının geriye dönerek kontrol edilmesi
olanaklarının sağlanması kaçınılmazdır.
|
|
|
|
K. Oktay GÜVEN |
|
Hastanelerde
klinik tedavinin yanında hijyenik şartların sağlanması da önemlidir.
Hastanelerde hijyenik ortamın yaratılabilmesi için hastane
personelinin iyi eğitimi, organizasyonu ve yönetimi ile beraber
hastanede standartlara uygun şartların sağlanması da gereklidir.
Hastanelerde hijyenikliği sağlamak için gerekli olan klima
tesisatının projelendirilmesi, cihaz seçimlerinin ve montajlarının
yapılması ve işletmesinin sağlanması konusunda gerekli özenin
gösterilmesi gereklidir.
Hastanelerde
hijyenikliğin sağlanması için gerekli olan klima tesisatı
odalarda konfor şartlarının sağlanmasının yanı sıra
hastane
içerisinde mikroorganizmaların, tozların, narkoz gazlarının ve
pis kokuların da en alt seviyelerde olmasını temin etmek için
kullanılırlar. Hastanelerdeki standart odaların dışında daha
steril bir ortam gerektiren ameliyathane süitlerinde ise enfeksiyon
risklerini en alt seviyelerde tutabilmek ve mikroorganizma
konsantrasyonunu standartlar ile belirtilen değerlerde tutabilmek için
klima sistemlerine ihtiyaç duyulmak-tadır. Ayrıca, bu sistemler,
odalar arasında hava akışını sağlayarak odalardaki hijyenik
ortamların bozulmasına da engel olurlar.
Bu
bildiride hastanelerde hijyenik ortamın yaratılabilmesi için
kurulacak olan klima tesisatının tasarım kriterleri, havanın
temizlik dereceleri, hava kanalları ile ilgili bilgiler, klima
tesisatında kullanılan ekipmanların özellikleri,
ameliyathanelerde hava debilerinin hesaplanma yöntemleri, özel
durumlarda klima tesisatının işletilmesi, klima tesisatının
temizliği ve dezenfeksiyonu, klima tesisatının kabulü aşamasında
yapılması önerilen kontroller ve bakım ve işletme ile ilgili
bilgilerden bahsedilecektir.
|
|
|
|
Meftun GÜRDALLAR |
|
Bu
Bildiride HVAC sistemlerinin en önemli bileşenleri sayılan hava
kanalları, klima santrali ve serpantinleri ile hava dağıtım
elemanlarında oluşan kirliliğin oluşturduğu riskler, kayıplar
ile bunların temizlenmesine ve sterilizasyonuna ilişkin metodlar
aktarılacaktır.
Klima
sistemlerinin giderek daha fazla kullanılması nedeni ile yaşamımızın
4/5 ini geçirdiğimiz kapalı mekanlarda gereksinim duyduğumuz
konfor şartlarından ısı, nem ve gürültü uzunca bir süredir
HVAC mühendisleri tarafından kontrol altında tutulmaktadır.
Ancak
bu sistemlerde kullanım şartlarına ve zamana bağlı olarak
ortaya çıkan ve kesin olarak denetlenmesi gereken bir diğer
parametre de kirlilik olmaktadır.
Bu
güne kadar önemsemediğimiz bu olumsuz etken ile başa çıkmanın
yöntemleri aşağıdaki sıra ile incelenecektir.
A.
Kirliliğin yarattığı sakınca ve riskler: İç hava kalitesinin
sağlığımıza etkileri ve işletme verimliliği açısından ele
alınacaktır.
B.
Kirlilik oluşumunun nedenleri: Bir klima sisteminde kirliliğin oluşumu
ve temizlenmesinin gereğinin tespiti
C.
Kirliliğin yok edilme yöntemleri: Temizlik için kullanılan çeşitli
ekipmanlar ve temizleme şekilleri incelenecektir.
D.
Sonucun denetlenmesi: Temizlik ve sonrasında elde edilen sonucun
yeterliliği incelenecektir.
E.
Dezenfeksiyon: Mekanik temizliğin yeterli olmadığı durumlarda
kullanılan dezenfeksiyon ekipmanları ve çalışma şekilleri
incelenecektir.
Son
Bölümde; Kamu sağlığı açısından dünyada mevcut standartlar
ve bu konudaki
uygulamalar hakkında bilgi verilecektir.
|
|
|
|
Gökhan BALIK - Kazım BECEREN
- Abdurrahman KILIÇ |
|
Yangında
meydana gelen can kayıplarının en önemli sebebi dumandır. İçeriğindeki
zehirli maddeler ve uyuşturucu gazlar doğrudan hayatı tehdit
etmekte, bünyesindeki diğer katı ve sıvı tanecikler de göz,
solunum yolları gibi organlara zarar vermektedir.
Duman
tahliye sistemi tasarımında iki önemli kriter göz önün-de
bulundurulmaktadır. Öncelikle, insanların güvenli bir şekilde
tahliye edilmelerine izin verecek kadar bir süre boyunca duman
tabakası kalınlığı belirli bir kritik yüksekliğin altına
inmemelidir. İkinci olarak da kurtarma ve söndürme ekiplerinin
rahat çalışabilmeleri için görüş mesafesi düşük olmayan
bir alt bölge sağlanmalıdır.
Atrium,
alış-veriş merkezi, depo, konferans ya da sergi salonu gibi geniş
hacımlarda, tavanda biriken sıcak
gazların tahliye edilmesi için, en üst noktada doğal
havalandırma açıklığı bırakılmakta veya duman tahliye kapağı
yerleştirilmektedir. Yangın sırasında otomatik ya da
elle açılan bu kapakların alanı, pratikte taban alanının
belirli bir yüzdesi olarak alınmaktadır. Yangın çıkan mahallin
yüksekliğinden ve yanıcı maddenin özelliklerinden bağımsız
olarak hesaplanan bu alan, gereğinden çok daha büyük
olabilmektedir.
Bu
çalışmada, küçük, orta ve büyük yangınları temsil eden
birer yangın büyüklüğü için, duman tabakası kalınlığı ve
güvenli kaçış süresi değerleri incelenmektedir.
Tasarım kriterlerini sağlayan optimum açıklık, FLUENT
yazılımı kullanılarak parametrik olarak elde edilmektedir. Örnek
bir geniş hacımda, farklı yangın büyüklüğü değerleri için
çözüm elde edilerek açıklık alanları verilmektedir.
|
|
|
|
O. Cahit ERALP - Eren MUSLUOĞLU |
|
Yeraltı
tünellerinde yangın simülasyonu yapmak amacıyla, O.D.T.Ü.
Makina Mühendisliği Bölümü Akışkanlar Mekaniği Laboratuvarında
"Fire Simulation Program" adında bir bilgisayar
programı geliştirilmiştir.
Geliştirilen
bilgisayar programı ile, üç tip yangın senaryosu için; yolcu
vagonunda çıkan yangın, aracın altında çıkan yangın, ve sürücü
kabininde çıkan yangın durumlarında; açığa çıkan ısıl güç
değeri ve yangın evrelerinin süreleri hesaplanabilmektedir. Farklı
durumlar için kritik hız ve yangın bölgesi sıcak hava sıcaklığı
değerleri, Subway Environment Simulation (SES) bilgisayar programı
kritik hız denklemleri kullanılarak geliştirilmiş olan program içinde
hesaplanabilmektedir. Tünel içerisindeki sıcaklık dağılımı
zamana bağlı olarak birçok farklı çalışma için; iki
fan/havalandırma bacası olan bir tünelde, bir fan/havalandırma
bacası olan bir tünelde, havalandırma bacası olmayan bir tünelde,
ayrıca iki fan/havalandırma bacası olan bir tünel için bu iki
baca arasında ek bir fanlı veya fansız havalandırma bacasının
yerleştirilmiş olduğu tünellerde, gözlemlenebilmektedir.
|
|
|
|
Rüknettin KÜÇÜKÇALI |
|
Özelde
ısıtma sektöründe, genelde enerji sektöründe geleceği
belirleyen iki temel kısıt söz konusudur. Bunlardan birincisi
klasik enerji kaynağı olan fosil yakıtların tükenmekte oluşu,
diğeriyse yanma sonucu oluşan ürünlerin doğayı tüketmekte oluşudur.
Bu iki ana kısıt kendini somut olarak enerji maliyeti ve CO2
emisyonu sınırlamaları olarak göstermektedir. Isıtma sektörünün
gelişmesi ve yönelimini de enerji maliyetleri ve CO2 sınırlamaları
belirleyecektir.
Mevcut
ve gelişmekte olan teknolojileri, esas olarak fosil yakıt tüketen
teknolojiler ve yenilenebilir enerji teknolojileri şeklinde sınıflamak
mümkündür. Fosil yakıt yakan teknolojilerde ana yönelim verimin
artırılmasıdır. Mevcut en etkin teknoloji yoğuşmalı kazan
teknolojisidir. Yakın gelecekte bu alanda küçük ölçekli
kojenerasyon teknolojisi pazara girmektedir. Yaygınlaşma eğiliminde
olan diğer teknoloji grubu ise kısmen yenilenebilir
teknolojilerdir. Bunlar içinde ısı pompaları önemli bir yer
tutmaktadır. Üzerinde yoğun çalışılan bu gruptaki bir diğer
önemli teknoloji ise yakıt pilleridir. Orta vadede yakıt pilleri
ısıtma ve birlikte elektrik üretiminde önemli bir paya sahip
olacaktır. Isıtma sektöründe yenilenebilir teknoloji olarak güneş
enerjisi öncelikli bir yere sahiptir. Güneş enerjisi kullanma
suyu ve bina ısıtmasında kullanılabildiği gibi fotovoltaikler
yoluyla binalarda elektrik enerjisi üretiminde de kullanılacaktır.
|
|
|
|
Veli DOĞAN |
|
Bilindiği
gibi tüm yeni ısıtma ve soğutma sistemlerinin çeşitlilik göstermesi
birkaç ana nedene dayanır. Bunlardan en önemlisi; istenilen
konfor şartlarını en iyi şekilde sağlayan
sistemi kurmaktır. Diğer önemli nedenler ise en az
enerji tüketen, kuruluş maliyeti düşük olan, çevre
dostu olan daha az yer işgal eden sistemleri yaratma fikridir.
Enerji talebi ve buna bağlı olarak enerji fiyatlarındaki artış
ısı geri kazanım ve ısı pompalarının kullanımını yaygınlaştırmıştır.
Isı pompaları özellikle kullandıkları enerji kaynaklarına göre
çeşitlilik göstermektedirler. Bu yazıda su kaynaklı ısı
pompalarının çalışma prensipleri ile yer (toprak) kaynaklı ısının
bu sistemlere nasıl aktarıldığı özetlenecektir. Ayrıca Ankara
şartlarında ele alınan bir konutun tüm yıl boyunca ısıtma ve
soğutma yük profili çıkartılıp yıllık enerji tüketimi
"Bin" metoduna göre tahmin edilmeye çalışılacaktır.
|
|
|
Devamı
İçin Tıklayınız >>>>>
|
|
|